Etiket arşivi: Suç

Borsa ve Yapay Zekâ

Eğitim seviyesi yüksek olan insanlar başta olmakla beraber, her kesimden insan borsaya ilgi duyuyor. Ben borsada yatırım yapma konusuna ilgi duyduğumda üniversite öğrencisiydim, bir grup sınıf arkadaşım ATM’lerde yatırım yapıyordu. O dönemde daha internet yeni çıkmıştı, günümüzdeki kadar geniş bilgi kaynakları yoktu ve daha uzun seneler hiç yatırım yapmadım.

Borsayı merak edip de yatırım yapmaktan çekinen ve bu konuda bilgisiz olan insanların en büyük sorunu yanlış bilinen bir konu. Herkes başlamak için büyük para rakamları gerektiğini, küçük para miktarları ile yatırım yapılmayacağını sanıyor. Bu nedenle bilmedikleri konulara büyük para rakamları bağlamak istemeyenler borsaya girmiyor. Bazı hisse senetlerinden on adet alsanız bile bir fincan çay parasından az para gerekiyor. Ama ufak rakamlar ile bilgi ve zaman gerektiren bir konuya el atarsanız kaybettiğiniz zaman da büyük bir kayıptır. Yatırım yapmak için güzel rakamlar gerekse de, başlamak için bir engel teşkil edecek kısıtlama yok.

Borsa ile ilgili yanlış bilininen bazı başka noktalar da var. Birincisi bilgisiz insanların borsayı kumar sanmasıdır. Borsada bir takım analizler (teknik analiz, temel analiz, haberler…) yapılarak şirketlerin mevcut ve gelecek durumu ile ilgili bazı bilgilere ulaşılabiliyor. Ancak bunun için eğitim gerekiyor.

İkincisi borsanın insanları zengin eden mucizevi bir şey olduğu yönünde. Borsada diğer yatırım araçlarına oranla daha yüksek risk olduğu için kazandırdığı zaman iyi kazandırıyor. Ama her zaman kazanmıyorsunuz. Çok sayıda hisse senedine yatırım yaptığınızda bir kısmı kaybettiriyor, bir kısmı kazandırıyor ve aradaki pozitif fark, küçük olsa da, yüzünüzü gülümsetecek düzeyde. Hiç bir vadeli hesap, yani faiz borsanın yerini tutamaz. Bankaların ve aracı kurumların işlemlerden aldığı masraf da korkunç derecede düşük, hatta bazı aracı kurumlarda sıfır komsiyon ile işlem yapabiliyorsunuz.

Borsada bazı yatırımcılara boğa, bazılarına ise ayı denmektedir. Bunların ne manaya geldiğini internetten kendiniz araştırıp öğrenin. Ama üçüncü bir grup var, başkalarını izleyip taklit ederek yatırım yapanlar, başkası ne yapıyorsa aynısını yapanlar. Borsaya yatırım yapanlar birbirilerine yatırım yapacak hisse senedi, yani tüyo sormakta. Bir çeşit fısıltı gazetesi var. Ama bilinmesi gereken en önemli konulardan biri herkesin yatırım tavsiyesi vermemesi gerektiğidir. Yatırım tavsiyelerini yetkili ve yeterli kuruluşlar verebilmektedir, aksi durumlarda suç işleniyor demek ki.

İnternette biraz araştırma yaparsanız başta bankalar olmak üzere çok sayıda aracı kurum var. Borsada yatırım yapmak için bir banka ya da aracı kurumda borsa hesabı açmanız gerekmektedir. Daha sonra bu bankaların ya da aracı kurumların internet sayfalarından hisse senetleri hakkında “güçlü al, tut, sat” gibi sinyaller alarak yatırım yapabililrsiniz. Ama hiç bir şart altında sebepsiz ve mesnetsiz yatırım yapmayınız. Büyük ihtimalle zarar edersiniz veya en iyi ihtimalle sadece enflasyon düzeyinde kazancınız olur.

Yapay zekânın bir çok mesleği ortadan kaldıracağını söyleyenler var. Böyle bir ihtimal var. Ancak daha büyük olasılıkla insanlarla robotlar (yapay zekâ) arasında iş birliği olacak ve beraber ilerleyecekler. Yatırım danışmanlığı mesleğini tamamen ortadan kaldırmasa da yazpay zekânın ufak tefek etkileri var. Meselâ yapay zekâya bir hisse senedinin adını söylediğinizde ve analiz (teknik analiz veya temel analiz) yapmasını istediğinizde bir yatırımcının saatler sürerek yapacağı çalışmayı 1 saniyeden kısa sürede yapıyor ve o hisse senedinin ayrıntılı raporunu sunuyor.

Peki yapay zekâ tam olarak neler yapabiliyor? Bunu yapay zekâya ayrıntılı olarak sorabilirsiniz, size açıklayacaktır. Yapay zekâ da kanunlara uyuyor ve yatırım tavsiyesi vermiyor, yani size bir hisse senedinin adını söylemiyor. Hatta çoğunlukla sinyal bile, yani “güçlü al, tut, sat” gibi tavsiyeler de vermiyor. Ancak sizin sorduğunuz bir hisse senedi hakkında ayrıntılı bilgiler verebiliyor. Tekrar söylemem gerekirse, ne yapıp ne yapamayacağını yapay zekânın kendisine sorabilirsiniz? Yaptığı şey, istemeniz halinde, her türlü analizi yapıp siz rapor sunmak ve kendi kararınızı vermenizi sağlamaktır. Ancak sunduğu rapordan hisse senedinin durumunun olumlu ya da olumsuz olduğu gayet açık şekilde görünüyor.

Bu sene sınavlardan önce diş ağrıları gibi bir takım sağlık sorunları yaşadım ve sınavlardan önceki birkaç gün evimin önünde kafayı patlatacak kadar çok gürültü olduğu için bir dersten kaldım. Mezun olamadım. Yaz okulunda o dersi, yani Finansal Tablolar Analizi dersini daha geniş zaman imkânı ile inceleme fırsatım oldu ve borsada temel analiz konusunda daha geniş bilgi sahibi oldum. Yaz okulu sınavından sonra teknik analiz konusunu da daha ayrıntılı inceleyeceğim. Ama şimdiden biliyorum ki, yapay zekâ ile işbirliği yaparak daha iyi sonuçlara ulaşabilirim.

Unutmamanız gereken bir diğer konu da borsadan kazandığınız para bir oran, yani yatırdığınız rakam ne kadar büyük olursa kazancınız ve kaybınız da o miktarda daha yüksek olacaktır. Aracı kurumların sinyallerini bile umursamadan, sadece hisse senetlerinin işlem hacmini göz önünde bulundurarak yatırım yaptığınızda ayda yüzde on kazanabilirsiniz. Örneğin 5000₺ yatırım yaptığınızda, 500₺ civarında kazancınız olabilir. Ama bu kadar paranın sizi tatmin etmeyeceği ortada. Bazı yatırımcılar örneğin 400000₺ yatırım yapıp 200000₺ zarar edebilirler, sonra da 200000₺’den 600000₺’ye yükselebilirler. Evet, bazen yatırım yapmak çok stresli bir iş olabiliyor. Eğer borsa hakkında geniş bilginiz yoksa büyük rakamlar ile başlamak büyük heyecanlara sebep olabilir. Büyük rakamlar kazandığınızda ödemeniz gereken bir de büyük vergiler oluşuyor.

Borsa yatırımcılarının argosunda bir de iki söz var, al-sat ve al-yat. Yani bazı yatırımcılar yatırımlarını günlük veya saatlik yaparken, diğeleri hisse senetlerine yatırımı 3, 6, 9 ay veya daha uzun süreler için yapabiliyorlar. Tabi ki gelirleri de ona göre oluyor.

Belki de en çok önem vermeniz gereken konu borsada yatırım yapmak için borçlanmamaktır. Borçlandığınızda o borcun bazı maliyetleri olacaktır ve maliyetler bazı durumlarda borsadaki kazancınızı geçebilir. Kredi almadan, yani borçlanmadan yatırım yapmamak benim görüşüm. Başkası, özellikle çok usta yatırımcılar, farklı düşünüyor olabilir.

Son olarak da hayatımızın her alanına girmiş olan yapay zekâyı daha iyi, hatta profesyonel düzeyde öğrenmek isteyenlere bir haberim var. Bu sene Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nde Yapay Zekâ Destekli Kodlama (yazpay zeka kullanarak bilgisayar programcılığı) ön lisans bölümü açıldı. Sınavsız ikinci üniversite yöntemiyle de öğrenci kabul ediyor. Üniversite okumak isteyenler ilgileniyorsa, acele etsinler çünkü sanırım bir kontenjan sınırı konulmuş olabilir. Konuya sadece borsa yönünden bakmayın, yapay zekâ her mesleğin içine girdi. Her meslek artık yapay zekânın sağladığı kolaylıklardan faydalanıyor.

Sosyal Medya Araçları ile Dolandırıcılık

Geçen yıl YouTube’da müzik dinlerken çıkan reklâmlarda dolandırıcıların tuzaklarını gördüm. Tanınmış kişilerin görüntülerine yapay zekâ veya başka yollar ile konuşmalar eklemiştiler. Aslında küçük olmayan (6-8 bin TL) yatırımlar ile kısa sürede büyük kâr elde etmeyi vaad ediyorlardı. Ben her gün saatlerce YouTube’daydım ve dolandırıcıların bu tür sahte reklâmları karşıma çok çıkıyordu.

Dolandırıclar tuzaklarında tanınmış iş insanlarını ve ülkemizin en ünlü holdingilerinin isimlerini kullanıyorlardı. Dolandırıcıların sistemi şu şekilde işliyordu,

  1. Öncelikle YouTube ve Facebook gibi sosyal medya sitlerinde ünlü kişilerin sahte konuşmalarıyla büyük kârlar vaad ediyorlardı.
  2. O reklâmlar bir takım sahte sitelere bağlanıyordu. Sahte siteler ülkemizin en ünlü şirketlerinin resmi sitelerinin bir çeşit taklitleri idi. Sitelerin çoğu domainleri akılda tutulamayacak kadar garip isimli idi. O sitelerdeki formları dolduran kurbanlar dolandırıcılara kişisel bilgilerini vermiş oluyordu.
  3. Sahte siteler ve domainleri Cuma günleri öğleden sonra başka şekle giriyor ve izini kaybettirmeye çalışıyordu, aynı saatlerde başka domain ile yeni sahte siteler açılıyordu.
  4. Devamını tam bilmiyorum, ama sanırım dolandırıcılar aldıkları iletişim bilgileri ile kurbanlarını telefonla arayıp dolandırıyormuş ve hatta tehdit ediyormuş.
  5. Tanınmış isimlerden sonra sıradan insan görüntüleri ile, fakat bu sıradan insanlar ile birlikte mabedlerin, dini mekânların ve kitapların görüntülerini kullanarak dolandırıcılık yapmaya devam ettiler, sanırım insanlar artık sahte ünlü görüntülerine kanmıyordu.

Dolandırıcıların reklâmları ve kullanılan holding isimleri çok olmakla birlikte bunlara sadece bir örnek olarak aşağıdaki görüntüyü verebilirim.

Çok tanınmış kişilerin isimleri kullanıldığı için ve dolandırıcılık yöntemi çok karmaşık olmadığı için hemen yakalanacaklarını düşünüyordum, holdingler ve kullanılan isimler ise aylardır mağdur idi. Geçen günlerde, yani olay başladıktan belki de bir sene sonra şüpheliler yakalandı. Olayla ilgili ayrıntıları gazetelerden okudum ve sorunun ne olduğunu anladım. Haberi birkaç gazetenin internet sitesinden okudum. Yakalanan şüpheli sayısı yetmişin üzerinde, yakalandıkları şehirlerin sayısı çok ve dolandırıp kripto paraya yatırdıkları meblâ 500 milyon ABD Dolarının üzerinde. Olayın boyutu nedeniyle sorun üç günde çözülemedi, soruşturma görevlilerinin daha uzun çalışması gerekti. Ancak olaylar netleşince hem mağdurlar hem toplum akıllarındaki sorulara cevap buldu.

Maalesef konu kapandı derken son birkaç aydır yine sahte reklâmları, yani dolandırıcıların tuzaklarını görmeye devam ettim. Şüpheliler yakalanmış olsa da yayına koydukları YouTube reklâmları halâ yayında. Karşınıza meselâ ülkemizin en tanınmış mühendisininin sahte görüntüleri çıkarsa şaşırmayın.

Bilişim Suçları ve Bilişim Hukuku

20. yüzyılın ikinci yarısında bilgisayarlar ve bilişim teknolojilerinde çok hızlı bir gelişme meydana geldi. Bu teknolojilerden biri de günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş olan internet. İnternet hayatımızı çok kolaylaştırdığı gibi, bazı problemleri de beraberinde getirdi. Bilinen birçok suç türü internet kullanılarak işlenmeye başlandı. Klasik hukuk kuralları bu gelişmeler karşısında yetersiz kaldı ve bu açığı kapatmak için Bilişim Hukuku oluşturuldu. Bilişim Hukuku birçok mevcut yasada serpiştirilmiş halde bulunduğu gibi, doğrudan internet ve bilişim ile ilgili kurallardan oluşan yasalar da var.

Bilişim Hukuku, suçlardan ve suçlulardan korunmak amacıyla öğrenilmesi gereken bir konudur. Zira Bilişim Hukuku’nda bilişim suçlarının türleri ve yöntemleri hakkında da bilgi verilmiştir. Mağduru olmadan bilmediğimiz bu suçların tarifleri Bilişim Hukuku kitaplarında anlatılmıştır.

15-20 yıldır sosyal medyayı kullanıyorum. Blog siteleri de kurdum, ancak onlara yeterince zaman ayıramadım. Çoğunu sonradan bakımsız kaldıkları için sildim. İnternette başta fotoğraflarım olmak üzere her türlü kişisel bilgimi kopyalayan suçlular benim adımı kullanarak suçlar işlemişler. Bunların başında yasadışı bahis oynatmak, iddia kuponu satmak ve dolandırıcılık var. Bunlarla ilgili soruşturmalar ve davalar nedeniyle maddi ve manevi zararlara uğradım. Sözünü ettiğim suç türleri son zamanlarda çok yaygınlaşmış olan “kimlik hırsızlığı” ve “kişisel verilerimin izinsiz kullanılması” suçlardır. İnternette dolaşırken bu tür suçlulara rastlamak o kadar doğal oldu ki, toplum alışılması güç olan bu tür olaylara bile alışmaya başladı.

Gün geçmiyor ki televizyon haberlerinde veya gazetelerde dolandırıcılık ve kimlik hırsızlığı konularında işlenen suçlarla ilgili haberler çıkmasın. Bu tür suçlar çok yaygın olduğu için, öyle tahmin ediyorum ki, bu konular ile ilgili milyonlarca soruşturma ve dava var. Bunlar çok zaman almakla birlikte suçlular er ya da geç cezalarını çekiyorlar. Bu sadece biraz zaman alıyor. Kimlik hırsızlığı ile de ilgili çok sayıda yakalanmış şüpheli haberi de çıkıyor.

Birçok ticari firma ve devlet kurumu da dolandırıcılar ile ilgili bilgilendirme yapmaktadır ve vatandaşlardan “bilgi veya online ödeme” almadıklarını açıklamaktadır. İnternet ve telefonlarla yapılan dolandırıcılık o kadar yaygın hale gelmiş ki, kimin ne zaman dolandırıcıların hedefi haline geleceği belli değil.

Dolandırıcılar benim kimlik bilgilerimi kullanarak bir takım alışverişler yapmışlar, beni türlü türlü şekillerde borçlu gösterip hakkımda icra dosyaları açılmasına neden olmuşlar. O dosyalara itiraz etsem de, bir türlü kapanmıyorlar. Şimdiye kadar dolandırıcıların sebep olduğu icra dosyalarına kuruş ödemedim. Ancak icra takibi için arayan hukuk büroları huzurumu bozuyor. Olur da maddi bir zarara uğrarsam, kaybettiğim paranın yirmi katını suçluyu bulup paramı tahsil etmek için vereceğim. Hiç kimsede benim kuruşum kalmaz.

Dolandırıcıların sizin adınıza açılmasına sebep olduğu icra dosyalarında icra takibini durdurma kararı alınsa bile, alacaklı firmalar bu tür icraların takibini bir takım tahsilât firmalarına yönlendirmektedir. Böylece seneler sonra da bu tür tahsilât firmaları tarafından huzurunuz bozulmakta, birikmiş faizle o paraları sizden almak için türlü türlü konuşmalar yapılmaktadır. O tahsilât firmaları SMS’ler göndererek veya telefonlar ederek huzurunuzu bozmakta, siz ne kadar korkarsanız sizden o kadar para koparabilmektedir. Yani ödeyeceğiniz rakam, eğer ödemeye karar verirseniz, sizin korkunuzla doğru orantılı bir rakamdır. Bir diğer konu da internetteki bazı şikâyet sitelerinde birçok kişinin korkup da borçları olmadığı halde ödeme yaptığı hakkındaki yazılardır.

Dolandırıcılık suçu genellikle tehdit suçuyla birlikte işleniyor. Kimlik bilgilerimi çalanlar, internette hakkımda türlü türlü yayınlar yapanlar ve suçlar işleyerek üzerime atanlar ister bir adi suç bataklığının, ister siyasi bir bataklığın parçası olsunlar fark etmez. Beni korkutamazlar, ihbar ve şikâyetlerime devam edeceğim. Suçlular er ya da geç cezalarını çekecek.

Kimlik avı, hackerların yalan vaatlerde bulunarak (indirim, hediye, …) hedef kişileri kandırmaları veya başka yollar ile parola, kimlik bilgileri gibi değerli bilgileri çalmalarıdır. Bu dolandırıcılık yöntemine phishing veya oltalama denmektedir. Dolandırıcı sizin kimliğinizin kopyesini ele geçirse bile, daha fazla bilgi için sizi bir şekilde rahatsız edecektir, çünkü bu tür dolandırıcıların ilk hedefi bankalar. Sizin hesaplarınızı boşaltmak ya da sizin adınıza banka kredisi almaya çalışıyorlar. En büyük vurgunu bankalarda yapıyorlar. Yaptıkları diğer dolandırıcılıklardan bazen can yakıcı, ama bazen de çok düşük miktarda para götürüyorlar.

On senedir dolandırıcıların hedefi ve mağduruyum. Düşündüğüm zaman karşılaştığım ilk vaka Yapı Kredi Bankası’nda meydana gelmişti. 2016 yılında vadesiz hesap açmaya gittiğim İstanbul Şişli Perpa Ticaret Merkezi Şubesi’nde banka görevlisi benim kimlik bilgilerimle hesap açıldığını, ancak o hesabı açanın fotoğrafı ile benim dış görünüşümün uyuşmadığını söyledi ve beni kovdu. Bu mesele çözülmeden gelme dedi. Bir iki saat içinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne başvurmuştum. Vadesiz hesap açmak için aynı binadaki ING Bank Şubesi’ne de gittiğimde orada bir olay olup olmadığını sordum. Hayatımda hiç gitmediğim Antalya Konyaaltı Şubesi’nde birisi kimliğimin sahte fotokopisi ile 100 bin TL’lik çek bozdurmaya kalkıştığı söylendi.

Daha önce de belirttiğim gibi dolandırıcılar bir şekilde kimlik bilgilerinizi ele geçirdiklerinde ilk hedefleri bankalar olmakla birlikte, bankalar zaten o konunun uzmanı oldukları için kolay kolay başarılı olamıyorlar. Ancak bir kredi çekmeyi başardıklarında o krediyi size ödetiyorlar, ödemezseniz sonunuz hapishanede oluyor. Peki bu dolandırıcılar ve siber suçlular bankaları dolandırmak yerine başka neler yapabilir, hiç düşündünüz mü? Konu hakkında bir fikir sahibi olmanız için işleyebilecekleri suç türlerinden birkaç örnek vereceğim,

  1. Sizin adınıza rızanız ve bilginiz olmadan telefon hatları alabilirler ve o telefon hatlarını kötü amaçla kullanabilirler,
  2. Sahte nüfus cüzdanı üretebilirler ve o sahte nüfus cüzdanını kötü amaçlarla kullanabilirler. Yeni çipli kimlik kartlarınızı bir an önce almanızı tavsiye ederim.
  3. Sizin adınıza trafik cezası bile alabilirler. Sahte nüfus cüzdanını göstererek ehliyetsiz araç kullanma trafik cezası v.b. alabilirler,
  4. İnternette güvenlik önlemleri yetersiz olan, yani önce malı teslim edip sonra ödeme isteyen bir takım firmaları dolandırıp borcu sizin üzerinize yıkabilirler,
  5. Bir adreste ikamet edip elektrik faturasını sizin üzerinize yıkabilirler,
  6. Paralı televizyon kanallarını izleyip faturayı sizin üzerinize yıkabilirler, adınıza icra dosyası açılmadan önce ruhunuz bile duymaz,
  7. Kimlik bilgilerinizi çaldıktan sonra internette tuzak kurup bir takım eşya ve hayvanlar satıp ödemeleri aldıktan sonra malı teslim etmeyebilirler, yani sizin adınızı kullanarak yalan sözleşmelerle dolandırıcılık yapabilirler,
  8. Bu tür suçlular kimlik bilgilerinizi çoğaltıp izlerini kaybettirmek için kimlik ve kişisel bilgilerinizi internette çok yerde, özellikle sosyal medyada yayınlayabilirler,
  9. Bu tür ve genel olarak sorun yaşadığınız diğer suçlular sizi paraya muhtaç göstermek için, yani suçu üzerinize daha kolay yıkmak için iş hayatınızı bozmak isteyeceklerdir. Sizi işsiz bırakmalarının en kolay yollarından biri de sizin izniniz ve bilginiz olmadan sizin adınıza kumar, iddia kuponu v.b. siteleri açmalarıdır. İnternette bu tür siteler ve sosyal medya profilleri olması halinde işverenler sizi işe almazlar veya işten çıkarırlar,
  10. Bir diğer nokta da sizin kendinizin doğrudan dolandırıcıların hedefi durumunda olmanızdır. Böyle bir durumda 0850 veya oturduğunuz bölgeden başka bölgenin telefon kodu ile başlayan telefon hatlarından aramalar başlayacaktır. Bu hatların bir adresi yok, internette kayıtlı numaralar veya sokak telefonları bunlar. Birçok ticari kuruluşun 0850 ile başlayan müşteri hizmetleri hatları olsa da, bu tür hatlar dolandırıcılar tarafından da kullanılmaktadır. Umarım bir soruşturma durumunda benim telefon hattıma gelen bu tür aramalar da araştırılır.
  11. Dolandırıcılar sizi telefonla aramaya başladığı zaman tüm aileniz hedef durumuna düşebilir. Aynı telefon aramaları diğer aile fertlerinize de gelmeye başlayabilir, hatta bu kesin bir şey diyebilirim.
  12. v.b.

Bu tür suçlar işlendiğinde olaylarda sizin adınız geçtiği için ilk tutuklanıp ifadesi alınacak olan siz kendiniz oluyorsunuz. Bu nedenle çok dikkatli davranmanızı tavsiye ederim. Ne yazık ki günümüzde artık herkes herkesin TC Kimlik numarasını ve kişisel bilgilerini öğrenebilmektedir. Alışveriş yaptığınız yerlerden veya bilgilerinizi paylaştığınız başka yerlerden bilgilerinizin çalınma ihtimali var. Ancak siz her şeye rağmen hiç bir tedbiri elinizden bırakmayın, dikkatli olmaya devam edin.

Üniversite mezunu iseniz iş ararken bitirdiğiniz önemli kursların ve başarılarınızın bir takım sertifikalarını, belgelerini internette yayınlamak isteyebilirsiniz. Bu hatayı yapmayın, kişisel bilgilerinizi ve kimlik bilgilerinizi gösteren herhangi bir belge yayınlamayınız. Zira suçlular hapisten kaçmak için her türlü yazınızı internette çoğaltacaktır, internette yüzlerce yayınla karşı karşıya kalabilirsiniz. Ayrıca kime ne zaman hangi belgeleri verdiğinizi de unutmayınız, her ihtimale karşı hatırlayınız. Saygın kurumlarda sorun çıkmayacaktır.

Bu tür dolandırıcılar ile yaklaşık on yıldır sorunlar yaşıyorum, sosyal ve ekonomik olarak mağdur oldum. Yukarıda yazdığım dolandırıcılık yöntemlerinin yüzde doksan dokuzunun mağduruyum. Öğrendiğim ilk günden beri sürekli ihbar ve şikâyetlerde bulunsam da yakalananların sayısı çok az, ama sıfır değil. On yıldır beni mağdur ederek bu tür suç gelirlerinin sahibi olan suçlular izlerini kaybettirdiler ve hiç bir zaman ceza almayacaklarını sanıyorlar. Oysa soruşturma dosyalarının neredeyse “devamlı arama kararı” var. Onları buluncaya kadar arayacaklar, ben de onların izini sürmekten hiç bir zaman vazgeçmeyeceğim. Zira bana çok zaman ve para kaybettirdiler, hatta iş hayatımı bozdular diyebilirim.

Sizi kötü durumlara düşüren, ekonomik ve sosyal hayatınızı bozan, insanların size şüphe ile bakmasına neden olan ve çoğu zaman ailenize de saldıran bu tür suçlulara kızıp öldürmek isteyebilirsiniz. Bunu yapmayın. Onları mahkemelere bırakınız, hapis yatmaları yeterli olacaktır. Hapis cezası küçümsenecek bir ıslah etme yöntemi değildir. İnanın yeterli olacaktır. Ancak şikâyetçi olmaktan vazgeçmeyin, sizin başınıza gelenler başkasının da başına gelmesin. Zira sizin başınıza gelenler de çok kötü bir şeyler olacaktır.

Cevat Çalışkan

20/10/2024 – İstanbul